Slogan
  • Nar LIFE Facebook Fan Sayfası
  • Nar LIFE'ı Twitter'dan Takip Edin
  • Nar LIFE'ı Pinterest'ten Takip Edin
  • Nar LIFE Instagram Sayfası
  • NarLife Komşum Platformu

 

NARLIFE LEED SERTİFİKASYON ÇALIŞMALARI

ÇEVRE DOSTU BİNALAR VE LEED

Küresel ısınma ve temiz su arzı gibi çevresel sorunların giderek ciddi boyutlara ulaştığı bugünlerde çevre dostu / sürdürülebilir bina konsepti giderek popüler bir hale gelmektedir. Zira yapılan araştırmalar neticesinde dünyadaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı, su tüketiminin ise yaklaşık yüzde 30’u binalardan kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Ayrıca insan hayatının yaklaşık yüzde 90’ı binalarda geçmektedir. Bütün bu sebepler, daha az kaynak tüketen, daha verimli, daha yaşanabilir çevre dostu binalara olan gereksinimi ön plana çıkartmaktadır.  Çevre dostu binalar sadece enerji ve su tasarrufu sağlamamaktadır. Bina sakinlerinin sağlığına ve konforuna da büyük önem verilmektedir. Çevre dostu binalar tasarlanırken iç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, sıcaklık ve nem kontrolü, atık yönetimi gibi insan sağlığını direk etkileyen unsurlar planlanmakta, ayrıca inşaatında kullanılan yöntemler ile son kullanıcıya daha temiz bir ortam bırakılması hedeflenmektedir. Bazı yurt dışı kaynaklı araştırmalara göre, çevre dostu binalarda çalışan veya yaşayanların diğer binalardakilere göre daha az hastalandıkları ve çalışma performanslarının daha yüksek olduğu görülmektedir.
Anlaşılacağı gibi, çevre dostu binaya giden süreçte en önemli adım söz konusu binanın tasarımıdır. Yola çevre dostu bina yapmak amacıyla çıkıp, bütün tasarım süreçlerinde çevre ve enerji odaklı hareket edilmesi, binanın inşaat aşamasında doğabilecek ek maliyetleri de en az indirgeyecektir. Çevre dostu binalara giden yolun aşamalarının iyi planlanarak, bir proje disiplininde yönetilmesi gerekmektedir. Bu noktada çevre dostu bina yapımını çevreye olan bütün etkilerini göz önüne alıp bütünsel bir yaklaşımla inceleyen, bir yol haritası çizen ve uluslararası standartları buna entegre eden, dünyaca kabul edilmiş ve uygulanmakta olan değerlendirme ve sertifikasyon sistemlerinden faydalanılması önem kazanmaktadır. Bu sistemlerin en yaygın olarak bilinenlerinden biri A.B.D çıkışlı LEED sertifikasyon sistemidir.
1998 yılında ortaya çıkan LEED sertifika sistemi, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş bir çevre dostu bina sertifikasyon sistemidir. İngilizce açılımı “Leadership in Energy and Environmental Design” şeklindedir.

LEED sistemi, tasarım sürecinden başlayarak binanın tamamlanmasına kadar devam eden, uzun bir süreçtir. Bu süreçte, birden çok disiplini ilgilendiren konuları kapsamaktadır. LEED sisteminin değişik bina tiplerine uygun, halen yürürlükte ve geliştirilmekte olan değişik kategorileri vardır. Bunlar şöyledir;

Yeni Binalar (New Construction)
Çekirdek ve Kabuk (Core & Shell)
İç Mekanlar (Commercial Interiors)
Okullar (Schools)
Varolan Binalar: Operasyon ve Bakım (Existing Buildings: Operation & Maintenance)
Müstakil Evler (Homes - Geliştirilme aşamasında)
Hastane ve Klinikler (Healthcare – Geliştirme aşamasında)
Mağazalar (Retail - Geliştirme aşamasında)
Mahalleler (Neighbourhood Development - Geliştirilme Aşamasında)

2009 yılında yenilenen LEED sistemi binaları aşağıdaki 7 alt başlık altında inceleyip değerlendirir:

Sürdürülebilir Arazi
Su Verimliliği
Enerji ve Atmosfer
Malzemeler ve Kaynaklar
İç Mekan Yaşam Kalitesi
İnovasyon
Yerel Önem Sırası

Her bir alt başlığın altında önkoşullar ve kredi tanımları vardır. Öncelikle önkoşullara uygunluk sağlanacak, daha sonra her bir kredi altındaki puanlar toplanılacaktır.Proje bu alt başlıklarda topladığı puanlara göre Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin düzeyinde ödüllendirilir.

LEED başlıkları kapsamında, toplu taşımanın ve alternatif ulaşım sistemlerinin özendirilmesi, su tasarrufu ve suyun verimli kullanılması için birtakım metotların uygulanması, tasarımın ve sistem seçiminin enerji verimliliğinin arttırılması yönünde yapılması, iç hava kalitesinin arttırılması ve kontrolü, insan sağlığına zararlı uçucu maddelerin, sigara dumanının engellenmesi ve iç ortamdan uzaklaştırılması, günışığından faydalanma gibi konular değerlendirilir ve puanlanır.

 

 

 

ÇEVRE DOSTU NARLIFE

Narlife’ın en önemli özelliklerinden bir tanesi de Leed Sertifikası’na aday olması.

Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın başı çektiği pek çok ekolojik sorunun takip ettiği günümüzde,  bu olumsuzluklarda yapı sektörünün büyük oranda rol oynadığının farkına varılması, ekolojik sürdürülebilirlik kavramını, yeşil bina oluşumlarını, değerlendirme kriterleri ile resmi bir prosedür dahilinde çevrenin korunmasını garanti altına alma çabalarını yaygınlaştırdı. Tüm bu yaygınlaşmalar bina bazında yapısal oluşumların dahi, yaşam döngüsü çerçevesinde ele alınmasının ve üretim-işletim süreçlerinin bu çerçevede düzenlenmesinin sorunların çözüm sürecine sağlayacağı katkı hakkında bir farkındalık yaratması açısından önem kazandı.

Böylece daha sağlıklı, doğa ile daha uyumlu ve yaşam kalitesinin daha üst düzeylerde olduğu bir yaşam alanı arayışı ve buna paralel doğan talep ve ihtiyacının mümkün olan en adil ve kaliteli bir yaşam ortamına dönüşmesi, doğayla uyumlu ve dengeli bir yaşam sunması arzusunun, yapı sektörünün doğal çevre üzerindeki etkilerinin bina ölçeğinde değerlendirilmesi ile olabileceği fikrini ve bunu takiben gelen çeşitli sertifikasyon sistemlerinin ortaya çıkışını doğurdu.

Narlife, Leed Sertifikası adaylığıyla kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sunmak için gerekli kriterleri yerine getiriyor olmanın gururunu yaşıyor.

LEED Sistemi kapsamında NARLIFE projesinde uygulanması öngörülen bazı sürdürülebilir stratejiler ve çözümler şunlardır:

  1. Yapı tasarımında gün ışığından en üst düzeyde faydalanılması esas alınmıştır. Bu sayede hem aydınlatmaya harcanan enerjinin azaltılması, hem de gün ışığının iç mekanlarda yaşayanların üzerindeki olumlu etkilerinin kullanılması hedeflenmektedir. Ayrıca bina cephe tasarımı yapılırken bina sakinlerinin dış mekanları oturdukları  yerden rahatlıkla görebilmelerine dikkat edilmiştir.
  2. Yapıda  yüksek verimli su armatürleri kullanılacaktır.
  3. Kullanılan aydınlatma ve mekanik sistemlerde enerji verimliliği ön planda tutulacaktır.
  4. Yapının dış cephesinde kullanılan yalıtım malzemelerindeki  enerji performansı,  standart
    kabul edilmiş değerlerden minimum %10 daha üst seviyede olması  hedeflenmektedir.
  5. Merkezi olarak tasarlanan ısıtma sisteminde kullanılacak sıcak su kazanları verimi yüksek olanlarından seçilecektir.
  6. Soğutma sisteminde kullanılan siplit klimalar A sınıfı verimlilikte seçilecektir.
  7. Sosyal tesis ısıtma sisteminde ısı geri kazanım üniteleri ile verim artışı planlanmıştır.
  8. Otopark gibi büyük alanların aydınlatılmasında hareket sensörleri ile birlikte elektronik dimmer tesisatı uygulanacaktır.
  9. Bağımsız bölümlerde banyo ve mutfak tezgahı aydınlatma armatürler düşük enerji tüketimli led ampuller kullanılacaktır.
  10. Tüm ortak alan aydınlatma armatürlerinde düşük enerji tüketimli led, pl veya dim edilebilir floüresant armatürler seçilecektir. Ayrıca gün ışığı varlık ve hareket sensörleri kullanılacaktır
  11. Binada her türlü sistemin enerji sarfiyatları enerji analizörleri, kalorimetreler ve bunlara bağlı  bina enerji takip sistemi vasıtasıyla gözlemlenecektir. Değişik sistemlerin enerji tüketimleri ayrı ayrı gözlemlenerek, olası sorunların önüne anında geçilebilecektir.
  12. Enerji harcayan tüm sistemler, LEED tarafından belirtilen prosedürlere  uygun ,gerek montaj gerek kullanım esnasında hedeflenen performans kriterlerine uygun olarak çalıştıkları denetlenecektir. 
  13. İç mekan termal konfor tasarımı ısıtma ve aydınlatma sistemlerinde bireysel kontrole önem verilerek hem enerji tasarrufu hem de iç yaşam kalitesinin arttırılması hedeflenmektedir.
  14.  İç mekanlarda kullanılacak yapı kimyasalları, (boya,astar,yapıştırıcı, macun v.s.) içeriğindeki VOC (uçucu organik zararlı bileşik) oranlarının uluslar arası limitlere uygun olanlarından tercih edilmiştir. Ayrıca iç mekanların doğal havalandırması için gerekli tasarım kriterleri projeye entegre edilmiştir.
  15. Proje kapsamında, soğutma sistemlerinde OZON tabakasına zarar vermeyen, çevre dostu soğutucu akışkanlar tercih edilecektir.
  16. İnşaat esnasında oluşacak atıkların geri dönüşümü ile ilgili kapsamlı bir Atık Yönetim Planı hazırlanacaktır. Ayrıca bina kullanımında oluşacak geri dönüştürülebilir atıkların toplanması için yeterli alanlar ayrılacaktır.
  17. Yapıda kullanılacak ahşap malzemelerin FCS sertifikalı olması planlanmaktadır.
  18. Proje sahasında ve çevresinde oluşturulacak yeşil alanlar ve kullanılacak doğal ve yerel bitkilerle, bina arazisinde bitkilendirilecek alanların oranı % 50 nin üzerinde olacaktır. Böylece bina sakinlerine şehir içersinde doğal bir ortam sunulacaktır.
  19. Hibrit ve düşük emisyonlu araçlara ayrılacak özel park yerleri, elektrikli araç şarj noktaları gibi hizmetler diğerlerine oranla çevreye daha az zararlı bu araçların kullanılmasını teşvik etmeye yönelik inovatif çözümlerdir.

 

 

Bu bölümün içeriği güncellenmekte ya da şu an için ulaşılabilir değil. Lütfen daha sonra tekrar ziyaret ediniz.

Bize herhangi bir sorunuz varsa lütfen tıklayınız.